BLOG

blog'a geri dön

1 yorum var - 18 Mayıs 2008 15:43

Vakti ile Hindistan' da yaşayan bir büyücü varmış. Büyücü civarda yaşayan bir farenin çok ürkek olduğunu ve bilhassa kediden çok korktuğunu görünce fareyi çağırıp,
"Sen kediden çok korkuyorsun, bu da beni çok üzüyor. Onun için seni bir kedi yapacağım"
demiş ve fareyi kedi yapmış. Yapmasına yapmış ama birde bakmış fareliken kediye terfi eden hayvan şimdide köpekten korkuyor. Yine fare-kediyi yanına çağırmış,
"Şimdide köpekten korkuyorsun, onun için seni kaplan yapacağım"
demiş ve bizim fare-kedi korkunç bir kaplan haline gelmiş. Ama fare-kedi-kaplan, şimdide avcılardan korkmaya başlamış. Büyücü bu mahluğun korkusunu yenmenin imkanı olmadığını anlamış. Onu tekrar fare yapmış ve şöyle demiş,
"Sende sadece bir fare yüreği var. Sen esasında cesaretsiz ve yüreksiz birisin Onun için sana yardım etmeme imkan yok! "

İnsanlar arasında da böyle devamlı korku ile yaşayanlar vardır. Ne yaparsanız yapın, ne fırsat tanırsanız tanıyın, onlar hayatların korku ve endişe içinde yaşayıp, tamamlarlar.

Ve yine korkuya bağlı olarak Shakespeare diyorki:
"İnsanların çoğu kaybedip hüsrana uğramaktan korktukları için sevmekten korkuyorlar.

Sorumluluk getirebileceği için düşünmekten korkuyorlar.

Tenkit edilmekten korktukları için konuşmaktan korkuyorlar.

Gençliğin kıymetini bilmedikleri için yaşlanmaktan korkuyorlar.

Dünyaya iyi bir şeyler vermedikleri için unutulmaktan korkuyorlar.

Ve aslında yaşamayı bilmedikleri içinde ölmekten korkuyorlar."

alıntı

yaşamak ölmenin tavan arasıdır. ve ben sevgilimin çıplaklığının en büyük eksikliğiyim..!

anoreksi  06 Haziran 2008 11:04  
bu yazıya puanı basanlar: